Yapıcıoğlu: Kürde Amerika’nın bekçiliğini yapmak mı düşüyor?
HÜDA PAR Genel Başkan Vekili gündemi değerlendirdi.
Yapıcıoğlu: Kürde Amerika’nın bekçiliğini yapmak mı düşüyor?

Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) Genel Başkan Vekili Zekeriya Yapıcıoğlu, Türkiye’nin Rojava’ya karşı yaptığı operasyon, kayyım atamaları, ekonomik kriz ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı destek verdiği iddia edilen paylaşımları hakkında PeyamaKurd’e açıklamalarda bulundu.

İşte Yapıcıoğlu’nun verdiği röportaj:

Türkiye’nin Rojava’ya karşı operasyonu Kürtler arasında bir yakınlık, bir ortak söylem oluşturdu. Hemen hemen tüm Kürtler, Türkiye’nin operasyonunu onaylamadı. Hatta Batı’dan da operasyonun durdurulması çağrısı geldi. Siz yaşanan gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Suriye’deki iç savaşı başlamasında bu yana düşüncelerimiz aynıdır. Biz diyoruz ki, bu bölge halkları arasında ve bölge ülkeler arasındaki meselede batılı ülkelerin, özellikle de emperyal devletlerin konuya müdahil olmaları sorunu çözmüyor, aksine daha karmaşık bir hale getiriyor. Bu bir Kürt-Türk savaşı değil. Amerikan’ın, “Kürtlerle Türkler 200 yıldır savaşıyor” söylemi doğru bir söylem değildir. Kürtlerle Türkler bin yıldan bu yana bölgede barış içinde ve birlikte yaşadılar. Şu anda bu kardeşliğin bozulmasının sebebi yapılan haksızlıklardır ve bu kardeşliğin yeniden tesis edilmesi mümkündür, bunun için adaletin tesis edilmesi gerekir. Adalet, sadece kardeşlik edebiyatıyla olmaz, kardeşlik hukukunun cari olması adaleti getirir, adalet gelirse sorumluluğumuz da kolay bir zeminde çözülebilir.

Operasyonun nereye varacağı veya ucunun nereye kadar gideceğini zaman gösterecektir. Şu anda Türkiye’nin iddiası şudur: Diyorlar ki biz PYD/YPG’ye yönelik bir operasyon yapıyoruz. YPG’ye yapılan bir operasyon ile Kürtlere yapılan operasyon arasında nitelik olarak çok ciddi bir fark vardır. Bu farkı da hükümetin ve oraya gönderdiği askeri kuvvetlerin tavrı gösterecektir. Bunun bir Türk-Kürt savaşına dönüşmesi, Türkler için de Kürtler içinde iyi olmayacaktır. Kim bu bir Türk-Kürt savaşıdır diyorsa bizim kanaatimize göre Kürtlere de Türklere de iyilik yapmıyor. Zira hem Türkiye’nin sınırları içerisinde hem de Suriye’de; Irak ve Irak Kürdistanı’nda, İran’da ve her tarafta Kürtler diğer kavimlerle birlikte, yüzyıllarca dostça ve kardeşçe yaşamışlardır. Bugünkü sorunların kaynağı Kürtler değildir. Kürtler beraber yaşayan halkları yaptığı haksızlıklardandır.

(Rojava’ya karşı yapılan) Operasyon durdu, bittiği söylendi. Türkiye hem Amerika ile hem de Rusya arasında bir mutabakata varıldı. Gönül arzu ederdi ki, bu mutabakatlar Amerika ve Rusya ile değil, bölgedeki halkların temsilcileri kendi aralarında oturup kendiler bu işi aralarında çözmeleriydi.

Amerika diyor ki ben Suriye’deki petrol kuyularını kontrol edeceğim, bize veya Kürde ne düşüyor? Kürde Amerika’nın bekçiliğini yapmak mı düşüyor? veya Amerika’nın operasyonlarıyla derinleşen Irak ya da başka yerlerde, Menbic’de, Salih Müslim’in tabiriyle ’11 bin Kürt neden öldü?’ Ben ve partim PYD’nin Kürtlerin temsilcisi olduğunu kabul etmiyorum. YPG/PYD’nin Suriye Kürdistanı’nda yaptığı ilk iş diğer Kürt partilerini oradan kovmak oldu. Belki de Hafız Esed’in ve Beşar Esed’in 50-60 yılda yapamadığını yaptılar ve ilk önce kendileri gibi olmayan Kürtleri bölgeden sürmek oldu.

İlk önce Rojava Özerk Yönetimi dediler, daha sonra dediler ki Arap kardeşlerimiz bundan rahatsız oluyor ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi dediler. Bütün bunlar ortadayken sadece zor durumda kaldıklarında ‘Ey Kürtler neredesiniz?’ diye imdat çığlıkları atanlar, yönetimi, gücü ve silahı ellerine aldıklarında ilk yaptıkları şey Kürtleri öldürmek ve yaladığı yerlerden sürmek oldu. Bütün bunlar göz önüne alındığında harekât Kürtlere yöneliktir söylemenin doğru olmadığını söyleyebiliriz.

Size karşı bazı kesimlerin, provokatif yaklaşımları var. Sizi, Erdoğan’a ve hükümete yakın paylaşımlar yapıyor gibi gösterip destek verdiğinizi ifade ediyorlar. Yaptığınız iddia edilen bir açıklama şöyle, “ABD Kuzey Suriye’de bir terör devleti kurmak istiyor. Kalbinde zerre iman olan her bilinçli Kürt bugün Türkiye’nin ve Erdoğan’ın yanında yer almak zorunda” Bu açıklama size mi ait? Bu konuda neler söylersiniz?  

Sosyal medyada herhangi bir kişi, birinin adını ve fotoğrafını kullanarak yazılı bir şekilde falan kişi şöyle bir iddiada bulundu diyebilir. Benim böyle bir açıklamam yok. Bana isnat edilen paylaşımda HÜDA PAR Genel Başkanı yazıyor. Ben Genel başkanlıktan ayrılalı 1.5 yıl oldu. Ben bir paylaşımda bulunsam oraya genel başkan yazmazdım. Bu paylaşımları yapanların profillerine baktığımızda amaçlarının ne olduğu belli olur.

2011’de Türkiye Kürdistanı’nda bir özerklik ilanı oldu, dediler ki biz filan yerde, filan mahallede özerklik ilan ettik dediler. Sonra hendekler, çukurlar kazdılar ve 7 bin Kürt gencini o hendeklere gömdüler. Sonra millet bu kadar milletvekili bu kadar belediye varken neden böyle bir şeye kalkıştınız diye sordu.

PKK dedi ki biz bu özerklik ilanlarıyla bir şey yapılmayacağını biliyorduk ama biz bununla Türkiye devletini meşgul ederken, Rojava’da devlet kuruyoruz dediler. Rojava’da devlet kuruyoruz fikri de çökünce, orada da Amerika’nın desteğini alacağız diye 11 bin Kürdü de Amerika için ölüme götürdüler. Şimdi bu başarısız politikalarından dolayı millet onları yargılamasın diye hedef şaşırtıp, birilerini hedef göstermek istiyorlar. Bu bizleri karalamak için kasıtlı ve bilinçli yapılan bir şeydir. Bu nedenle biz cevap vermeye bile tenezzül etmedik. Aklı olan, gözü olan bunun böyle olmadığını görür. Bunları tarihi yalan ve iftira tarihidir.

Türkiye’deki şu andaki mevcut siyasi duruma ilişkin düşünceleriniz nelerdir? Kayyımlar, ekonomi, dış ilişkiler…

Partimiz kurulduğundan beri Türk dış politikasını eleştirenlerdendir, sadece eleştirmekle kalmıyor, doğruları da gösteriyoruz. Ekonominin kötü değil, çok kötü olduğunu düşünüyoruz. Ekonomik gidişat hiç iyi değil ve ekonominin bu durumda olmasının sebebi yönetenlerin kötü yönetmesidir, yoksa Türkiye’nin kaynakları ve gelirleri kendine fazlasıyla yeten bir ülkedir. Kötü yönetimden ve israftan dolayı Türkiye’nin ekonomik tablosu iyi değil.

Bu konuyla ilgili daha önce de açıklama yaptık. Kayyum atamalarıyla ilgili yasal düzenlemeler yapıldı ve şu andaki görevden alınan belediye başkanların yerine merkezi hükümet ve içişleri bakanlığı tarafından atama yapılması kanuni olsa da hukuki değildir. Ama şunu da söylüyoruz, seçilmiş olmak hiç kimseye suç işleme imtiyazı vermez. Bunu görevden alınanlar suç işlemiştir manasında söylemiyorum fakat ben seçildim, dolayısıyla hiç kimse bana dokunamaz gibi bir yaklaşım da yanlıştır.

Kategori: Siyaset
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal

KATEGORİ HABERLERİ

-