Van Gölü kıyılarından Nemrut’un eteklerine uzanan tozlu yolculuk
Van Gölü’nün kıyısında bulunan Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı Kıyıdüzü köyünden, Nemrut’tun eteklerine doğru başlayan sürülerin zorlu yolculuğu devam ediyor.
Van Gölü kıyılarından Nemrut’un eteklerine uzanan tozlu yolculuk

Van Gölü’nün kıyısında bulunan Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı Kıyıdüzü (Kızvak) köyünde, yaz aylarında Nemrut’tun eteklerine doğru başlayan sürülerin zorlu ve tozlu yolculuğu devam ediyor.

Her gün binlerce koyundan oluşan sürüleriyle birlikte 2 bin 900 rakımlı Nemrut Dağının eteklerine doğru zorlu yolculuğa çıkan çobanlar, köylülerin ekinlerine zarar vermemek için her türlü çabayı gösteriyor.

“Sürüler Vadisi” olarak tabir edilen tozlu vadide günde iki defa mekik dokuyan çobanlar, hem hayvanlarını sağmak hem de hayvanların su ihtiyacını karşılamak için köye iniyorlar. Köye getirilen hayvanlar, bir taraftan Berivanlar tarafından sağılırken, bir taraftan da hayvanların yünleri kırpılıyor.

Sürülerin tozlu yolculuğu doyumsuz manzaralar oluşturuyor

Köye inan hayvanlar, tekrar Nemrut Dağının eteklerine gitmek için gün batımıyla birlikte sürüler vadisinden tozlu ve zorlu yolculuğa başlıyor. Sürülerin bu zorlu ve tozlu yolculuğunda doyumsuz manzaralar oluşuyor.

Fotoğraf severler ise oluşan bu manzarayı yakalamak için saatlerce bu tozlu yolculuğa eşlik ediyor.  Bir sürünün günde iki defa tekrarladığı bu yolculuk 15 kilometrelik bir mesafeye denk geliyor. Küçük yaştaki çobanların tozlu yolculukta tutturdukları türküler ise adeta günün yorgunluğunu atıyor.

Okulların tatil olmasıyla birlikte babasına yardım etmek için sürülerle her gün zorlu yolculuğa çıktığını belirten Abdülvahap Şen, günde iki defa sürülerle birlikte Nemrut’un eteklerine doğru çıktıkları yolculuğun zor ve meşakkatli olsa da güzel yönlerinin de olduğunu söyledi.

“Bu zorlu ve tozlu yolculuk hem bize hem de hayvanlara eziyet oluyor”

Terzilik mesleğini bırakarak çobanlığa başlayan Yalçın Alican, Van Gölü’nün mavi kıyısından, 2 bin 900 rakımlı Nemrut Dağının eteklerine doğru her gün 15 kilometre süren sürülerin  yolculuğunu şöyle anlattı:

“Daha önce yaptığım terziliği bırakarak, çobanlık yapmaya başladım. Meslek değişikliği olsun diye çobanlığı seçtim. Günde 15 kilometre yol yürüyoruz. Günde iki defa bu yolculuğumuz tekrarlanıyor. Çünkü havanları sağmak ve su ihtiyaçlarını gidermek için köye iniyoruz. Bu yıl yağış olmadığı için ne ot ne de ekinler var. Suyumuz olsaydı günde 15 kilometrelik bu tozlu yolculuğa çıkmazdık. Devletten tek isteğimiz, hayvanlarımızı otlatacak su için sondaj yapılmasıdır. Bu zorlu ve tozlu yolculuk hem bize hem de hayvanlara eziyet oluyor.”

16 yıldır çobanlık yaptığını, insanların ekinlerine zarar vermemek için günde iki defa sürüler vadisinde hayvanlarla tozlu yolculuğa çıktıklarını dile getiren Metin Gülhan ise hem kendisi hem de hayvanlarının bu zorlu ve tozlu yolculukta sıkıntı çektiğini ifade etti.

Fotoğrafçı Burhan Gündoğdu ise bu tozlu yolculukta en güzel fotoğraf karesini yakalamak için saatlerce sürüyü takip ettiğini söyledi.