22 Eylül 2017 Cuma

BU NASIL ADALET BU NASIL DEVLET

17 Aralık 2013 Salı, 12:39

19 Eylül 2012 de Tunceli Ovacık ta bir Başsavcı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından bir rapor hazırlanmış. Bu rapor basında da yerini buldu. Raporda özet olarak Başsavcı Murat Uzun’un resmen devlet görevlileri tarafından öldürülmesine göz yumulduğu yazılıyor. Bir devlet görevlisi başka devlet görevlileri tarafından sahiplenilmemiş, adete öldürülmesine göz yumulmuştur. Rapordan çıkan sonuç bu. Ve sorumlular hakkında soruşturma başlatılacağı yazılmıştır.

 

Raporu okuyunca aklımıza onlarca soru geliyor. Acaba Başsavcı Murat Uzun ne yaptı da böyle bir suikasta kurban gitti. Rapora göre suikastı düzenleyenler PKK’liler. Bu  Başsavcının PKK ye nasıl bir darbesi olmuş da onların ölüm listesine girmiştir. Oysa bölge de PKK’lilere ağır darbeler vuran nice savcı ve hâkimler var ki hiçbiri onların ölüm listesinde gözükmüyor. Haydi diyelim ki Başsavcı PKK’ye bir yerlerde zarar vermiştir. Onların kara listesine girmiştir. Peki, bu devletteki dostlarına ne oluyordu. Onların hangi çıkarlarına dokunmuştu. Ovacıkta Başsavcı ve korumasızdı. Ovacık gibi bir yerde her adım başı asker, polis ve özel harekâtçıların cirit attığı bir yerde. Bir Başsavcı lojmanının kapısın da vuruluyor.

 

Bu suikastı düzenleyenler PKK’liler mi yoksa Başsavcının devletteki dostları(!)mıdır? Rapora göre istihbarat polisi ve jandarmayı yirmi gün önceden haberdar etmiş. Ama bir icraat yok. Polisin ifadesine göre de istihbarat raporu Başsavcıya iletilmiş. Ama sözlü olarak. Belgesi yok. Bir Başsavcı kendisiyle ilgili istihbarat raporu gelecek bunu ciddiye almayacak. Bu raporu sözlü dinleyecek. Ve’’ tamam beyler siz keyfinize bakın. Kimse bana bir şey yapamaz, ben başımın çaresine bakarım.’’ Diyecek. Ne komik değil mi?

 

Suikastı PKK mi yaptı yoksa derin devlet mi yaptı? Derin devlet yaptı ise neden PKK balıklama atladı üstüne? PKK yaptı ise Ovacık’taki ortamı kim hazırladı? Yoksa derin devlet ile PKK el ele verip birlikte mi yaptılar. Öyle görülüyor ki en ağır basan da bu ortak eylemdir? Peki, bu iki düşmanı(!) (ya da dostu) Başsavcıya karşı ortak yapan sebep veya sebepler nelerdir? İşte işin o tarafı halen meçhuldür. Belki bir gün birileri bunu da araştırır ve gizlenmiş birçok gerçek daha ortaya çıkmış olur.

 

Aslında rapor bölgemiz açısından çok önemlidir. Bölgemiz de yıllardır oynanan sayısız oyun ve entrikalarla boğuşuyor. Kimin elinin kimin cebinde olduğu belli değildir. Tekrar rapor ile ilgi bu kez bölgemizle ilgili bazı sorular soralım. Cevapsız kalmış ve cevabı verilmeyen sorular.

 

Bölgede buna benzer yüzlerce olay belki de binlerce olay olmuştur. Bu olayların kaç tanesine böyle bir rapor hazırlanmıştır? Hazırlanan raporların kaçında devletin ihmali bu kadar açık belirtilmiştir? Acaba derin denilen devlet bu bölgede örgütler adına ne kadar cinayet işlemiştir? Bir zamanlar savcı ve hâkimler hizaya getirmek için lojmanlarına bomba atanlar, şimdi hizaya gelmeleri için bombalar yeterli gelmedi mi? Yine bölgede buna benzer onlarca olay olmasına rağmen kimin derinlerle beraber çalıştığı halen kamuoyu tarafından neden görülmek istenmiyor?

 

Neden bazı olaylar araştırılıyor da bazıları örtülüyor? Gever de Ubeydullah Durna polislerin gözü önün de şehit edilirken kapalı olan kameralar, mezar protestosu için yürüyüş yapanların açtığı ateşte bütün kameralar tam teşekkül çalışıyordu. Aynı bölgede bazı STK’lara ve özellikle HÜDA PAR’ın parti binalarına yapılan saldırılarda çalışmayan kameralar; yine aynı bölge de öğrenci yurtlarına ve başka yerler yapılan saldırılarda (yanlışlıkla olduğunu düşünüyorum) çalışıyor ve failler kısa sürede yakalanıyor. Batman’da Özcan Temel’e yapılan saldırıda kameralar çalışmazken gizli tanıklarlar çalışmaya başlıyor ve olayın failleri gizleniyor. Birilerinin failleri hemen yakalanırken, birileri faili meçhul kalıyor. Birileri için rapor hazırlanırken diğerleri örtülüyor. Bu nasıl adalet bu nasıl devlet!

 

Yine Diyarbakır da onlarca STK’ya bomba ve Molotof atılırken çalışmayan kameralar; aynı STK’ları ve HÜDA PAR‘ı fişlemekte kullanıldığını görüyoruz.

 

Ovacık ta bir Başsavcının öldürülmesi ne kadar feci ise; bu bölge masumca öldürülen ve mağdur edilen halk için o kadar feci olması lazımdır. Hukuk herkese lazımdır. Başkasına uyguladığın hukuka bir gün sende muhtaç olursun.

Kendin için istediğin adaleti düşmanın için de istemezsen o adalet olmaz, zulüm olur.      

Metin KAYA 

İsim * E-posta
Başlık
Yorum *
Kodu Giriniz * 4867 >>

Yazara ait diğer yazılar [ Tümü ]