19 Kasım 2017 Pazar

Kürdistan Üzerindeki Oyunlar

04 Haziran 2014 Çarşamba, 09:26

Kürdistan necis ellere kalmaz. Kutsal olan bu topraklar temiz eller sayesinde mukaddesatını koruyacaktır. Kimse boşuna debelenmesin. Hayal kurmasın. Hesap ve plan peşinde koşmasın. Bizans oyunlarıyla, entrikalarla, provakatif eylemlerle, molotoflu saldırılarla, iftira ve yalanlarla, eşkıyalık ve çeteci anlayışla, saldırgan tıynetli baskılarla, çatışmacı ve silahlı eylemlerle bu topraklar üzerinde fotoğraf çekip poz vermesin. Orta doğu üzerinde nasıl ki Siyonistlerin planları tutmuyorsa Kürdistan üzerinde de Marxist-Leninist zihniyetin planları Allah’ın izniyle tutmayacaktır. Neden mi?

1-Bu topraklar şüheda kanıyla besleniyor.

2-Bu topraklar birçok sahabi, tabiin, evliya ve asfiyaların kutsal mabetlerini barındırıyor.

3-Bu topraklar islamın izzet ve onurunu ayakta tutan direniş hareketleriyle doludur.

4-Bu memleketi hegemonyasına almak isteyen gayri islami güruhun bölgeyi temsil anlayışından uzak olması.

5-Kürdistan kadim tarihiyle birçok medeniyet ve uygarlığın beşiği olduğu için bu medeniyet ve uygarlıktan yoksun olanlar bunu asla başaramayacaklardır.

 Son zamanlarda artan saldırıların arkasında CİA, MOSSAD, KARANLIK GÜÇLER, PKK VE DEVLETİN DERİN YAPILARI vardır elbette. Dikkat edecek olursanız bunlardan ilk üçü hep islama ve insanlığa güttükleri düşmanlıklarından dolayı sürekli ruyi zemin üzerinde çatışma ruhunu canlı tutarak Müslümanların yaşama hakkına müsaade etmemektedirler. PKK VE DEVLETİN DERİN GÜÇLERİ de kan, gözyaşı, namlu kokusu, çatışma ve kargaşadan nemalanmaktadır.

  Nihayetinde maksatları aynı noktada birleşiyor. Bu manada huzur, barış, sükûnet, kardeşlik, emniyet, sosyalleşme, hak adına muavenet onların literatüründe yeri yoktur. Bu insani argümanlara tahammüller asla yoktur. Bu yüzden isterler ki sürekli sisli ve puslu hava olsun. Canavarlar nasıl ki sisli ve puslu havayı seviyorsa bunlar da aynı ruhun parazitleridirler.

   Beri taraftan bölgede huzur ve asayişin, kardeşlik ve barışın olmasını ısrarla arzulayan mütedeyyin camia vardır. Defaatle kargaşa ve çatışma yanlısı olmak istemediğini dile getirdiler-getiriyorlar. Evleri, işyerleri, dernek ve vakıfları saldırılara maruz kaldı. Onlar sükûneti telkin ettiler. Kardeşleri namlunun hedefine maruz kalıp şehid oldular. Onlar yine de teenni ile hareket etmeyi yeğlediler. Devlete ve hükümete seslenip bu olayların çıkmasına seyirci kalmayın yoksa büyük bir vebalin altında kalırsınız dediler ama cevap veren yok. Mütedeyyin şahsiyetler kaçırıldılar-kaçırılıyorlar tık yok. O halde sormazlar mı “artık yeter” öz savunma birliklerimizi kurar ve savunmamızı kendimiz yaparız diye. Elbette bunu deme hakları var ve hem de en tabii hakları olsa gerek. Bu arada bölgedeki tüm kanaat önderleri, stk’lar, cemaat ve tarikat liderleri de sus pus olmuş olanlara seyirci kalmakta. Ama şunu unutmayın ki bölgede bir çatışma çıkar, taraflar doksanlı yıllara avdet ederlerse hepiniz sorumlusunuz bunu bilesiniz. Kimse sorumluluktan kaçmasın. Devlet ve hükümetin kaçması gibi bir kaçışla kurtulamayacağınızı iyi bilin. Benden söylemesi… Allah fitne ateşinin yanmasına müsaade etmesin… Âmin.

İsim * E-posta
Başlık
Yorum *
Kodu Giriniz * 7050 >>